Satır Arası
Satır Arası
“Her şey bu kadar güzel olamazdı, değil mi? Hepiniz oyun oynadınız bana.” diye fısıldadı kendi kendine, karanlık odanın duvarlarına yankılanan boğuk bir sesle. Ellerini titreyerek saçlarına götürdü, avuçları alnını sıkarak gözlerini kapattı. “Beni bir kukla gibi sahnenize çektiniz. Güldürdünüz. Ağlattınız. Ama bu kadar basit değil. Ben sizin oyuncağınız değilim.”
Boş duvara baktı. Orada kimse yoktu ama sanki bütün hayatının izleyicileri o duvardaymış gibi konuşmaya devam etti. “Bir zamanlar size inanmıştım. Sevginizin gerçek olduğuna, dostluğunuzun, kardeşliğinizin... Ama birer maskeymiş hepsi. Gözlerimin içine bakıp gülümsediniz. Sonra ne yaptınız? Beni arkamdan bıçakladınız.”
Bir kahkaha attı, kısacık ama keskin. Gözlerinde yaş biriktiğini fark etmedi bile. “Hepinizden daha zeki olduğumu sandım. Daha... Değerli. Ama öyle değilmiş. Çünkü bu hikayede kazanan yok. Hepimiz kaybettik. En çok da ben.”