Aşk-ı Peyman
Aşk-ı Peyman
Aşk-ı Peyman, Hasan Köse’nin ilk şiir kitabı. Modern görünümü ile birlikte tarih ve felsefe birikimine sahip bir insandan nasıl şiirler doğar sorusuna bu kitapta aldığımız cevaplar çok farklı. Bir derviş gönül yatıyor bu şiirlerin ardında. Klasik kültürün tüm gönül birikimleri, imgeleri, kelimeleri karşılıyor sizi her dizede. Akıl ile gönlün savaşına katılıyorsunuz. Bir dergâh piriyle konuşurken birden başka bir dizede tarihe ve felsefeye göndermelerle karşılaşıyorsunuz.
Kelime oyunları, sesler, akıl yürütmelerle örgülü kimi şiirlerin arka planında derin bir aşk saklı. Kısa bir zamana sıkıştırılmış anlık huzur kıpırtıları, ayrılık acısına dair saklanmaya çalışılmış çığlıklar, açılmayan kapılar, Zeus elinden çalınmış ateşler saklı.
Olmadık zamanlarda sevgili gelince aklına, göğsüne bir kalaycı oturur şairin. Kumlar, yakar, tütsüler onu. Bir eski kazanı sürter gibi döner ha döner içinde. Kendi tenhasına düşer şair. İzbe kalabalıklarda sevgiliyi arar. Tan ağarır. Bir türkü söyler sonra ritmini kaçıra kaçıra. Söver ha söver. Takat kalmaz dizlerinde. Uyku ferman olur göz kapaklarında. Uyuyamaz.
Zaman ve mekânı sorgular şair. Akar mekân, zaman durur. Ona göre zaman varsa bir an, gerisi mekândır. Mekân çıkarsa aradan, zaman kaybolur. Mekân, her zaman bir andır. Akan ise gerçekte zaman değil mekândır. Buradan insana geçer sonra şair. Mekânın zamanla ilişkisi, ten ile can ilişkisi gibidir. Kaldırırsan aradan teni, kalan şey candır.
Yolculuk hayatında önemli bir yer tutar şairin. Olmaktadır olan bir ezeli akış içinde. Şair, gergefte bir kilimdir; parmaklarıysa nakış içindedir. İnsan, ezele baktığında yoktur, ebette de yoktur. Varlık ise hiçten hiçe bir yolculuk içindedir.
Şairin vazgeçemediği iki kelime gönül ve peymandır. Tüm şiirleri bu iki kelimenin esrarına sığdırmak mümkündür. Anne, pek çok şiirlerine sızmış bir ince kederdir. Annesini ister şair. Elli sekiz yaşında ağlamak ister onun kucağında. Yakasına dökülen gözyaşlarını kınalı parmaklarıyla silmesini ister yanağından annesinin.
Klasik Divan Edebiyatımıza ait sayısız terkipler Hasan Köse şirinde yeniden can bulur. Aşk-ı peyman der, çeşm-i siyah der, nakş-ı ezel der. Beyt-i güzin de geçer şiirinde, nûr-ı peyman da...
Ahmet İŞLER