Ne Zaman Düşlere Dalsam
Ne Zaman Düşlere Dalsam
Bilirsiniz, şöyle bir ifade vardır:
“Tüm muhteşem hikâyeler iki şekilde başlar: Ya bir insan bir yolculuğa çıkar ya da şehre bir yabancı gelir.”
Bu ifadeyi kimi Tolstoy’a atfeder kimi başka birine. Güzel ama mühim değil bu şimdi. Boynumuzdaki yaftada tarantula yazmıyorsa da alnımızdaki çizgilerden ve bükülen belimizden okunan çok başka bir meseller var, meseleler var, mevzular var, çıkmazlar var, çatışmalar var... Yani hikâye için ne ararsan var.
Tolstoy’un alıntısı “Muhteşem hikâyeler nasıl biter?” sorusunu sorduruyor bana. Bu benim tek başıma verebileceğim bir cevap değil sevgili okur. Halleşelim derim.
Merak saikıyla şuraya iliştirdiğimiz hikâyenin sonu ifadesi beklesin bakalım, nasılsa birileri tarafından yazılır bir gün. Siz yine de bu metinleri “kısalık, şiirsel bir dil kullanımı, yoğunluk, sürpriz ya da beklenmedik bir olay barındırma” diye düşünerek okursanız ne güzel bir iş yapmış olursunuz.