Suskunlar
Suskunlar
Adol, Afrika'nın koynunda sade bir hayat sürerken, bir gün kaderin sert yüzüyle karşılaşır ve her şeyini kaybeder. Kafkaslardaki Janset, yoksulluğun ağırlığını omuzlarında taşırken, bilmediği bir geleceğe sürüklenir. Onlar, farklı coğrafyaların çocuklarıdır; ama aynı acının zincirine vurulmuş sessiz ortakları…
Osmanlı köleliğinin gölgesinde geçen bu öykü, yalnızca iki insanın kişisel hikâyesini değil, aynı zamanda 18-19. yüzyıllarda dünya genelinde köleliğe karşı yükselen vicdan seslerini ve insanlık onuru uğruna verilen amansız mücadeleleri yansıtır.
Yazar, ilk romanı “Meçhul”de olduğu gibi, bu eserinde de güçlü anlatımı ve katmanlı kurgusuyla okuru zamanın ötesine taşımakta. Adol ve Janset'in hikâyesi, yalnızca bir çağın değil, insan olmanın en temel sorularına yönelen evrensel bir vicdanın yankısıdır. Bu, kayıplarla örülü bir yolda, insan olmanın ve insanın anlam arayışının sessiz ama derin mücadelesidir.