Minik Isırıklı İncir
Minik Isırıklı İncir
“Aşk da nedir?” diye sordu. “Aşk o olmaktır,” dedi. “Peki, nişanesi nedir?” diye sordu. “Aramaktır,” dedi. “Ya yollar kapalı ise?” diye sordu. “Beklemeli o zaman,” dedi. “Ne zamana kadar?” diye sordu.
“Sonuna, sonsuza kadar,” dedi. “Aşk aramaktır, aramanın nişanesi de beklemek. Bazen arayamıyor insan, korkuyor, bağlanıyor, kayboluyor. Ama bekleyebilir. Beklemek de aramaktır, yol gözlemektir, bir yol ümit etmek. Beklemek kutsal bir arayıştır. Yeni bir günün doğmasını, yeni bir yolun açılmasını umut etmektir beklemek. Bekleyen kınanmaz. Beklemek ibadettir. İster kavuşsun ister kavuşmasın Tanrı bekleyenin aşkını zümrütle işaretler arşa. Onu aşıklar defterine kaydeder. Beklemekten vazgeçen sevmekten vazgeçmiştir.”
Ne demişti Nergis Kadın, Ali Rıza’ya, “İçinde sızı, gözyaşı ve sevgi olan her kelime kelebeğe dönüşür, ruh sızıları ve gözyaşı ile inşa edilen hiçbir şeyin zayi olmasına izin vermez Tanrı.”