Gök Tanrı'nın Çocukları
Gök Tanrı'nın Çocukları
Rüzgâr, bozkırın sonsuz sessizliğini yararken ay ışığı yalnız bir kadının yüzüne vurdu. Kılıcının kabzasındaki kurt başı, karanlıkta parlayan bir yemin gibiydi.
Ne bir kavmin ne de bir erkeğin gölgesinde büyümüştü; kendi savaşının destanını yazmaya gelmişti.
Hun atlarının izinde, İskit rüzgârlarının arasında, unutulmuş bir sır yeniden uyanıyor. Kanla yazılmış bir kader, gecenin derinliklerinden yükseliyor.
Ve kader, bu kez bir kadının ellerinde yeniden şekillenecek…
Yorumlar 1
Yorum yapmak için
giriş yapın.
İlk romanım olan Gök Tanrı’nın Çocukları: Bir Bozkurt Doğuyor, bozkır kültürü ve Türk mitolojisi ekseninde şekillenen bir hikâye. Bu eserde yalnızca tarihsel bir anlatı kurmak değil, aynı zamanda bireyin kaderiyle mücadelesini ve içsel dönüşümünü aktarmayı amaçladım.
Yazım sürecinde, güçlü bir kadın karakterin yalnızca savaş alanındaki değil, kendi iç dünyasındaki mücadelesine odaklandım. Bozkırın sert doğasıyla insanın kırılgan yanını bir arada vermeye çalıştım.
Bu kitap, benim için bir başlangıç olduğu kadar, anlatmak istediğim daha büyük bir hikâyenin de ilk adımı.
Yazım sürecinde, güçlü bir kadın karakterin yalnızca savaş alanındaki değil, kendi iç dünyasındaki mücadelesine odaklandım. Bozkırın sert doğasıyla insanın kırılgan yanını bir arada vermeye çalıştım.
Bu kitap, benim için bir başlangıç olduğu kadar, anlatmak istediğim daha büyük bir hikâyenin de ilk adımı.
0 beğeni