Nasipten Öte Köyü
Nasipten Öte Köyü
Bazı köyler haritada yoktur. Çünkü onların sınırları toprakla değil, suskunlukla çizilmiştir. Nasipten Öte Köyü, görünmeyen yaraların, dile gelmemiş geçmişlerin, taşlara gömülmüş kadın hikâyelerinin anlatısıdır. Bu kitap, yalnızca bir yerin değil; aynı zamanda bir zamanın, bir sessizliğin ve bir toplumun aynasıdır.
Bu köyde çeşmelerden anı akar, taslar hep boştur. Kadınlar sabunla değil, sabırla yıkanır. Erkekler doğarken değil, büyüdükçe eksilir. Kapılar tam kapanmaz çünkü içeride bastırılanlar, bir yerden mutlaka sızmak ister. Ve her şeyin gölgesinde Bacı Hatun vardır; mezar taşlarıyla konuşan, unutturulmuşları hatırlatan, köyün unutmaya yeminli vicdanı.
Köyün sessizliğinde büyüyen Süleyman, sadece bir oğul değil, bir sonucun kendisidir. O, babasının gölgesinden sıyrılmaya çalışan bir yarım adamdır. Ve Döndü… Kaderi katlanmış, sesi bastırılmış ama elleriyle bütün köyün geçmişini taşıyan bir kadın. Onların hikâyesi bireysel değil; kuşaklar boyunca süren suskunluğun, bastırılmış travmaların, örtülmüş ayıpların hikâyesidir.
“Bazı insanlar susuzluktan değil, nasipsizlikten ölür,” der Döndü. O nasipsizlik, yalnızca sofrada eksik ekmek değildir; eksik şefkat, eksik adalet, eksik yüzleşmelerdir.
Bu köyde kadınlar çoğu zaman kendi hikâyesine yabancıdır. Çünkü onların adı anılmaz, sadece yerleri belli olur. Kimisi süpürgenin altına süpürülür, kimisi isimsiz bir mezar taşına… Ama her biri, bu kitabın içinde bir sesi geri alır, bir susuşu yırtar.
Nasipten Öte Köyü, bir anlatıdan fazlası. Bu kitap, unuttukça tekrarlanan acılara karşı bir hatırlama eylemi. Bir ağıt değil; geç kalmış bir tanıklık. Kurmaca ile gerçeğin, rüya ile hafızanın, birey ile toplumun çarpıştığı bir edebi yüzleşme. Ve her sayfada şunu soruyor: “Sustuğun şey gerçekten unutulmuş mudur, yoksa sadece bastırılmış mıdır?”
Bu köye adım attığınızda bir kurguya değil, kendi sessizliğinize varacaksınız. Hazırsanız, buyurun. Ama unutmayın: Bu köyden çıkış, sadece kitabın son cümlesinde değil — o cümleyi içinizde ne zaman sindirebilirseniz oradadır.