Aslın Astarı
Aslın Astarı
Otobüsten inen metroya, metrodan inen tramvaya… Korna sesleri arasında adımlanıyor yollar. Bir garip uğultu hâkim oluyor geceden kalma dinginliğin ruhuna. Garip bir döngü, mekanik bir eylem… Çocuğu, genci, yaşlısı… İnsan mı zamanın peşinden koşuyor, zaman mı insana yetişmeye gayret ediyor? Muamma… Bir hız ki başları döndürüyor.
***
Her ulusun kendi iç dinamikleri ve kültürel normlarının etrafında şekillenen davranış modelleri, kabulleri, itirazları, ritüelleri kısacası onu var eden iç dinamikleri vardır ve bu uluslara pusula görevi yapar. Özünden koparıp onu diğerleriyle aynılaştırdığınız zaman seçkilerinde tercihini belirleyecek tüm argümanlarını da ötelemiş olursunuz. Bu aidiyetsizlik pek tabii kolay yönetilir ve sisteme sorunsuz şekilde dahil edilebilir.
***
İnsan; bu yüzyılın insafsızca harcanan en kolay malzemesi… İnsan; varlığını tanımlayan bütün değerlerin ekosisteminden koparılarak yalnızlaştırılan meçhullerin yolcusu… Aslında, aslına bigâneliğinden bu çıkmazlarda yalpalayışı. Yoksa âlemde bir cevher ki, hatırlasa Bezm-i Elesti, sigaya çekse verdiği sözü kendi tırnaklarıyla yırtıp atacak aslına giydirilen ateşten astarları…
Aynur Özçelik