Masum Bile Olsa Ölmeli
Masum Bile Olsa Ölmeli
Çınar Demirci Başkomiser Polisiye Serisinin İlk Romanı
Soğuk bir Ankara gece yarısı, otobanda, yağmurun keskin bıçaklar gibi indiği bir anda, Başkomiser Çınar Demirci’nin dünyası bir çarpışmayla dağılır. Bu, sıradan bir kaza değil; unutulmuş bir yeminin, gömülü bir ihanetin ve kanla yazılmış bir senaryonun ilk perdesi.
Kaza yerinde parlayan gümüş bir yüzük, Çınar’ı geçmişin derinliklerine sürükler. Eski bir meslektaşının, Cemil’in parmağından hiç çıkmayan o yüzük: “Bunu unutma, ödeyeceksin.”
Kayıp bir iş adamının dosyası açıldıkça, sahte imzalar, gizli offshore hesaplar ve milyonluk yalanlar bir labirente dönüşür. Çınar, kendi imzasını taklit eden bir gölgeyle boğuşurken, kızının masum çığlıkları kulaklarında yankılanır: “Baba, kurtar beni!”
Ahmet Olcay Dursun’un kaleminden, soluksuz bir polisiye: Karanlık sırların, kırık kalplerin ve unutulmaz bir kahramanın hikâyesi.
Adalet, bir katili yakalamak mı yoksa kendi gölgelerinle yüzleşmek mi? Bu kitap, sizi sayfaları çevirdikçe kendi sırlarınızı sorgulatacak. Dostlar maskelerini düşürür, vicdan bir sorgu odasına hapseder: Masumiyet, gerçekten masum mudur yoksa en ölümcül silah mı?
Masum Bile Olsa, bazen ölmek gerekir mi?