Körünoğlu
Körünoğlu
"...Uyandığımda iki güneşin yaymış olduğu ışık nedeniyle gözlerim kamaşmıştı, nerede olduğumu, oraya nasıl geldiğimi anlamam için doğrulup oturarak bir süre boyunca düşünmem gerekmişti. Mutlak tek başınalığın o kan dondurucu korkusu. Beni böcek gibi ezecek dev ayak hemen üzerimde durmaktaydı sanki, inecekti de..." Bu roman, yazım tarzı ve kurgusuyla okuyucuyu bambaşka bir dünyaya fırlatmakla kalmıyor, hayatının merkezinde bulunan çoğu şeyi de amansız bir sorgulama sürecinin sonunda tersyüz ediyor.
Bu roman, okuyucuya gerçek anlamda görebilmesi için gözlerini değiştirmesini öneriyor. Elbette gözlerinden önce de yüreğini! Bu roman, Köroğlu'nun romanı değil, hayır, Körünoğlu ve Körünkızı'nın romanı!