İsrail’in Zihin Haritası
www.okupaylas.com
İsrail’in Zihin Haritası
...
0.0 / 5
0 değerlendirme
Yayın Yılı 2025
Sayfa 371 sayfa
Dil TÜRKÇE
Yayınevi FARABİ KİTAP
ISBN 9786259565545
Görünüm 323
Favoriler

Bu kitabı 0 kişi favorilerine ekledi.

Favorilere eklemek için giriş yap
Hayatımı Değiştiren Kitaplar

Bu kitabı 0 kişi "hayatımı değiştiren kitap" olarak işaretledi.

Bu listeyi kullanmak için giriş yap
Bu kitabı okuyan diğer kişiler

Bu kitabı okuma listesine ekleyen ilk kişilerden biri olabilirsiniz.

Kitap Takası
Takas yapabilmek için giriş yapın.
0.0
0 değerlendirme

İsrail Devleti, 14 Mayıs 1948 günü resmen ilan edildi. Ancak bu durum, sadece bir siyasi sonuç değil aynı zamanda onlarca yıl boyunca süren edebi ve kültürel bir mücadelenin görünür hâle gelmesiydi. Siyonist edebiyat sadece bir ideolojiyi taşımakla kalmadı, o ideolojiyi kurdu, güçlendirdi, şekillendirdi ve bir devlet sahibi olmasına büyük bir katkı sağladı.

Herzl'in Yahudi Devleti, Moses Hess’in Roma ve Kudüs’ü, Hayim Nahman Bialik'in Katliam Şehri şiiri ya da Ahad Ha’am’ın kültürel çağrısı... Bunların hepsi bir bütün olarak, kolektif bir Siyonist anlatının parçalarıydı. Ve Siyonist romanlardaki kimlik arayışı, şiirlerdeki toprak özlemi ya da tiyatro oyunlarındaki yeni ideal (!) insan tipleri, dünyanın farklı yerlerindeki milyonlarca insanı Siyonizm’in haklılığına yani bir yalana inandırdı.

Kitap boyunca incelenen yazarlar, kendi anlatılarını güçlendirmek için gazeteler çıkardılar, dergiler ve yayınevleri kurdular. Yazdıkları metinlerin ve yaptıkları bütün işlerin tek bir amacı vardı. Filistin’e önce zihinsel bir dönüş sağlamak, ardından ise o dönüşü fiziken de gerçek kılmak. Bu nedenle Filistin’i daima boş bir arazi yani halksız bir toprak gibi sundular. Sahipsiz ve tarihi olmayan bir toprak. Çünkü bir toprak ancak boş gösterilirse, dönülmesi gereken bir vatana dönüştürülebilirdi.

Oysa bu anlatının dışında kalan o gerçeklikte, kadim bir mirasa sahip şehirler, yaşayan bir halk ve kök salmış bir kültür vardı. Siyonist edebiyatçılar ise, Filistin halkını edebiyatın dışında bırakarak, tarihsel olarak da görünmezleştirdiler. Yani İsrail Devleti’nin kuruluşuna giden yolda politik bir aygıt, zihinsel bir hazırlık süreci hatta bir tür kuruluş mühendisi olarak işlev gördüler. Bir coğrafyayı zihinsel olarak yeniden kurguladılar ve Siyonizm’in o coğrafya üzerindeki hak iddiasını meşrulaştırdılar.

Bu kitap her kurgunun, bir gerçeği nasıl gölgede bıraktığını göstermeye çalıştı. Hem yazılanı hem de görmezden gelineni göstermek isteyen bir okuma çabası oldu. Ve şimdi sorulması gereken en çetin soru ise şu:

Edebi kurgu bir halkın kâbusuna dönüştüğünde, buna hâlâ edebiyat diyebilir miyiz?

Yorumlar 0
Yorum yapmak için giriş yapın.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
www.okupaylas.com
Hata bildir